HİTİT ARPI
HİTİT ARPI
Telli Çalgılar grubunda yer alır. Önceleri Hititlere ait “arp” çalgısına rastlanmazken, bazı küçük tabletler, bir pişmiş toprak heykelcik ve bir mühür baskısı açılı arp’ın Hitit çağındaki varlığını kanıtlamıştır. Daha sonraki çağlarda ise giderek gelişmesini sürdürmüş ve kullanımı artmıştır. Ancak M.S. 17. yüzyılın sonlarına doğru köşeli arplar Anadolu topraklarında ilgisini kaybetmeye başlamışlardır. 1650 yıllarında İstanbul’daki çalgıcıların ve çalgı imalatçılarının sayımını yapan Evliya Çelebi’nin sadece bir düzine kadar arp çalgıcısı bulabildiğini söylemesi bu görüşün gerekçeleri arasındadır. Daha sonraki süreçte “Arp”in Anadolu’daki kullanımı giderek ve hızla yok olmaya başlamıştır. Osmanlı döneminde sarayda kullanılan ve köşeli ya da açılı bir arp olan “Çeng”, son birkaç yüzyıldır, kullanımdan kalkmıştır.
Hitit yazılı belgeleri, kült müziği ve terminolojisi ile ilgili önemli bilgiler sunmaktadır. Metinlerde söz edilen müzik aletlerinin karşılıklarının tam olarak belirlenememiş olmasına karşın, Tanrıça İştar/İnanna’nın çalgısı olarak bilinen Sümerce GIŠ INANNA, hattice zinar / zinir kelimelerinin, liri temsil ettiği düşünülmektedir. T.Özgüç, arslanın İştarın atribütü olduğunu belirterek, arslan başları ile süslü İnandıktepe lirlerinin GIŠ INANNA. GAL veya TUR tanımlamasına tam olarak uyduklarını düşünmektedir. Buna göre, Hüseyindede liri de GIŠ INANNA. TUR olarak tanımlanan daha küçük boylu örneği temsil etmektedir. S. Alp, metinlerde bu aleti çalan müzisyenin karşılığının LÚ NAR veya Hititçe kinirtalla olabileceğini belirtmektedir. Hitit metinleri, kült törenleri sırasında, gümüş kaplamalı lirlerin de kullanıldığını belgelemektedir.
Kaynak: Müzikolog Oğuz Elbaş